Kurumsal Üye Girişi
Kullanıcı Kodu
Kullanıcı adı
Şifre
 
Yeni üye kayıt
 
 Haber - Duyuru
Yeni Çıkanlar - Yeni Baskılar
Makro ve Mikro Ekonominin ABC'si
Prof. Dr. İlker PARASIZ
1. Baskı
Bugünkü MAKRO EKONOMİ
Prof. Dr. İlker PARASIZ
Prof. Dr. Nazım EKREN
1. Baskı
KÜRESELLEŞEN DÜNYADA DEĞİŞİMİN FARKLI YÜZLERİ
Disiplinler Arası Bir Yaklaşım
Editörler
Doç. Dr. Neslihan SAM
Doç. Dr. Rıza SAM
3. Baskı
VETERİNER ANATOMİ
Hareket Sistemi & İç Organlar
Prof. Dr. Ali BAHADIR
Prof. Dr. Hüseyin YILDIZ
5. Baskı
Modern BANKACILIK
Teori ve Uygulama
Prof. Dr. İlker PARASIZ
3. Baskı
40 Yaş
KIZIMA MEKTUPLAR
Opt. Dr. Ceyhun İRGİL
3. Baskı
Sosyal Bilimlerde SPSS ile Veri Analizi
Prof. Dr. Nuran BAYRAM
3. Baskı
Finansal Krumlar ve Piyasalar
Prof. Dr. İlker PARASIZ
2. Baskı
Sosyal Politikanın Temelleri
Prof. Dr. Sami GÜVEN
5. Baskı
Makro Ekonomi
Prof. Dr. İlker PARASIZ
10. Baskı
Maliye Tarihi
Prof. Dr. Filiz GİRAY
4. Baskı
Dayanıklı Tüketim Malları Ekonomisi
Prof. Dr. İlker PARASIZ
1. Baskı
ÖRNEKLEME
Prof. Dr. Özer SERPER
Prof. Dr. Mustafa AYTAÇ
Prof. Dr. Nuran BAYRAM
3. Baskı
Geleceğe Işık Tutan Eğitimci İbrahim Alaaddin Gövsa
Yrd. Doç. Dr. Kelime ERDAL
1. Baskı
ULUSLARARASI İKTİSAT
ve Yeni Yönelimler
Prof. Dr. İlker PARASIZ
Prof. Dr. Nazım EKREN
1. Baskı
MİKRO EKONOMİ
Rekabet Ekonomisi İçerikli Yaklaşım
Prof. Dr. İlker PARASIZ
Prof. Dr. Nazım EKREN
1. Baskı
İKTİSAT
Prof. Dr. İlker PARASIZ
Prof. Dr. Nazım EKREN
Prof. Dr. Yusuf TUNA
1. Baskı

Online : 16  
Toplam Ziyaret : 3135616

 
 Ürün Detay | Geri dönmek için tıklayınız


Eğitsel Ritmik Dinamik Etkinliklerle MÜZİK (CD Ekli)
Erdem GEDİKLİ
Liste Fiyatı:40,00 ? İndirimli Fiyatı:
ISBN:9786054484188 |  19,5x27 | 1. Hamur | 292 Sayfa | 1. Baskı | 2013

Oyunsuz, söylemesiz, ritimsiz çalgısız bir müzik dersi yavan yiyecek gibidir. Oyunlar, söylemeler, ritimlemeler ve çalgı çalma becerileri özel bir yetenek gerektirmez. Genetik de değildir. Sürekli ve sık ama bilerek çalışmak bu konudaki kazanımlarımız için yeterli olacaktır. Bu tür çalışmalar için ortamlar çok önemlidir. Öğrenme aşamasındaki acemilikler, insanın katlanım katsayısına tavan yaptırsa da oynama, söyleme, ritimleme ve çalgı çalma becerileri gelişip öğrenme gerçekleştikçe bu kez ilgi, istek ve tutum katsayısı tavana vuracaktır.

Yaşamda olduğu gibi, eğitim işinde de aslolan; emek, sabır, tekrar, sevgi ve en önemlisi saygıdır. Yoğunlaşma, ulaşma, aşma ve aşkınlaşma müzikle öğrenmede de gereklidir. Oynamak, söylemek, ritimlemek ve çalgı çalmak günümüz insanı için ayrıcalık değil gereklilik olmuştur. Şarkılar, oyun ve oynamalar, ritim ve çalgı çeşitliliği insan çeşitliliği kadar olduğundan, istenilen ne ise o konuda yoğunlaşılmalı kazanım gerçekleştirilmelidir. Bunun için sürece katlanan ve öğrencisini işe katan sağlam bir eğitici, birçok yöntemle emeği sevgiyle tekrarı sabırla yoğurarak “balık tutma” yı hedeflemelidir.

Ülkemizde son yıllarda artan bir hızla “kaynak” lar yazılmakta, görsel işitsel materyallerle de öğreniciye kolaylıklar da sağlanmaktadır. İsteyen herkes bu kaynaklardan yararlanarak çalgı oynama, söyleme, ritimleme ve çalma becerilerini geliştirebilirler.

Bireyin biliş, duyuş, deviniş ve seziş özellikleriyle müziksel yeteneklerini geliştirme, bununla birlikte ilgi, bilgi, tutum ve becerilerinin farkına vardırılması amacı ile hazırlanan bu kitap ülkemiz sınıf ve müzik öğretmenlerinin yararlanımına sunulmuştur.
“Ezbersiz yol haritası” kitabında F. Tınaz Titiz (Beyaz yayınları):
“Sıradan öğretmen anlatır,
  İyi öğretmen açıklar,
  Yetenekli öğretmen yapar, gösterir,
  Büyük öğretmen, esin kaynağı olur” diyor.

 Mesleksel yaşamlarının pratiğinde iyi, yetenekli ve büyük öğretmenlerin azlığından olsa gerek sıradan-laşmaktan öte gidememekteyiz.

A. N Whitehead: “Eğitim, edinilen bilgilerin hayata uygulanması sanatının kazanılmasıdır.” der.
Bizde başarım, elde edilecek –diploma- olarak algılandığından istendikleri zorladığı için yaşamın pratiği ile çelişki içine giren bireyi zor duruma düşürmektedir. Müzikte de “en iyisi budur” deyip, yöntem, dönem ve tür dayatması yapmak müziksel kazanımlarımızın yetersizliği ile birleşince günümüz müzik ortamının kaotik bir durum yarattığı gerçeği gözler önündedir. Toplu söyleme geleneği olan bir toplumuz aslında fakat müzik konusundaki yetersizliğimizle örtüşme sağlayamamak düşündürücü olsa gerek.

Yetenek ilahi ve genetik bir bağış değildir. Gerekli ve yeterli ortam ve donanımların sağlanması ile yeteneğini dışa vuran insanlarımızı keşfedip,  yetiştirebiliriz. Müzikten yararlanma becerilerini kazandıracağımız toplumumuzun tutuculuğa karşı koyma bilincinin aydınlığı ülkemizin ve dünyamızın üstüne olsun.

Uygar bir insanda müzik adına:
-          Sesini doğru kullanabilme,
-          Müzik türlerini ayrıştırabilme,
-          Müzikle düşünebilme,
-          Müzikle bedenini uyumlayabilme,
-          Bedeni ile veya ritmik çalgılarla ritmik eşlik yapabilme
-          Çalgı çalabilme, nota okuyabilme,
-          Müzikten yararlanabilme ve müziği kullanabilme ve müziği yaşama katabilme.
-          Müzik kültürü olması beklenir.

İnsanlar, potansiyel (gizil güç) yaratıcılığımızın farkına, emek verip ye­ti ve yeteneklerini geliştirdiklerinde varıyorlar. Bu gizil yaratıcılığımızın, daha iyi işlenmesi ve de geliştirilmesi çocukluktan başlayarak varlığımızın sonuna dek süre- gidecek bir devinimin anlamlılığıdır. Yaratıcı gizil gücü geliştirebilmemiz için; merak olgumuzun her zaman olması, nasıl, niçin sorularının sorulması, sürekli tekrar yapılması, hayal kurulması, dinlenerek çözüm aranması, tüm görüş ve önerilere kulak kabartılması, yılgınlık içinde olunulmamasını gerektirir. Sınırları aşmak, dogmaları yıkmak, her şeye kuşku ile bakmak, sorunun olmazsa olmaz koşuludur.

Ülkemizin müzik eğitimine emek ve yön verenler, hayal ettikleri müziksel sonuca ulaşmanın çabası içinde oldular her zaman. Gelinilen nokta toplumumuzun kaotik bir müzik kültüründen öteye gidemedi. Oysa hedeflediğimiz “muassır medeniyet” hala ve hala özlediğimiz bir sonuç olarak ulaşılmayı bekliyor. Cumhuriyetimizin “öke” kurucularının attığı temel ve gerçekleştirilen devrimlerin bugün hala baltalama girişimlerine hedef olması gelişememiş bir toplum olma öfkemizi bir yana bırakıp evrensel bilimin ve eğitimin yolunda çalışıp çabalamaya devam etmekten gayrı şiarımız olmamalı.

Temel müzik eğitimimizin sağlam teorik altyapısının pratiğe dönüşememesi bu ortamı sağlayan en önemli olgudur. Nitelikli öğretmen yetiştirme stratejileri üstüne savlanan olgular sanat alanlarıyla hiç te örtüşmemektedir. Oysa ilköğretim çağının bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alanlarının hedefleri, müfettiş incelemelerinde olumlu not alsa da, öğretmenlerimizin büyük çoğunluğunun ilköğretim 1. kademede müzik dersine olan ilgisizlik ve beceriksizlikleri bu kaotik durumu gözler önüne sermektedir.

Temel yanlışımız, öğretmenlerimizin müziği, dolayısıyla dersi verememe yetersizliğiyle birlikte “yapmış olmak” için veya “olmuş olsun” diye yaptırılan sözde şarkıcıların taklitleriyle, niteliksiz şarkılar ve çocukların bu niteliksizliğe alet edilmesiyle ilgilidir. Kaynağını halk ezgilerimizden alan çağdaş müzik anlayışına uygun bir “Ulusal çocuk şarkıları” dağarcığı yaratımı için bu ülkenin müzik eğitimcilerinin Üniversitelerimizin ve Milli Eğitim bakanlığımızın ilgili kişi ve kurumlarının imece usulüyle çalışıp aydınlık bir yarın için kafa yormaları yeterlidir.
Bu kitap ilköğretim öğretmenleri ve adayları için müzik dersinin işlenmesi konusunda yardımcı olacağına inandığım deneyimleri ve de pratikleri yaptırılabilir umuduyla hazırlandı.

 
 
EZGİ KİTABEVİ YAYINLARI
Altıparmak Cd. Burç Pasajı No:35-36 BURSA Tel : (224) 220 96 97 Faks: (224) 223 24 70